Piyasaya küçük sürprizler yapın!

Temmuz ayı ortasından bu yana adı konulmamış bir sıkılaştırma dönemini yaşıyorduk. Bir ara %7,3 seviyelerine inen AOFM Merkez’in son toplantısı öncesi %10,6 seviyesini gördü. Nereden nereye geldiğimizin hikâyesinden bir önceki yazıda bahsetmiştim ve o yazının sonunda çift haneli fonlama maliyetini görüp görmeyeceğimizi de gidişat belirleyecek demiştim. O gidişat biraz tatsız gerçekleşti. Yurt içi kaynaklı finansal piyasalarda önemli baskı gördük, kurdaki artış hızlandı. Bu arada da son 10 günde gelişmekte olan ülkelerin küresel piyasalarda ciddi dayak yediği bir döneme denk geldik. Hâlihazırdaki kırılganlıklarımızı da göz önüne aldığımızda PPK’dan faiz artırım kararı çıkması da kuvvetle muhtemel hale gelmişti.

Toplantı öncesinde piyasada yer alan anketlerde ise ekonomistlerin çoğunluğu TCMB’nin bir değişikliğe gitmesini beklemiyordu. Tabi burada TCMB’nin sicilinin de bu konuda etkili olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Son faiz artırımın üzerinden 2 yıllık bir süreç geçti ve son birkaç aydır TCMB fonlama maliyetini artırmak için politika faizi yerine başka seçenekleri öncelikli olarak tercih etti. Geleneksel repo ihalesi de bu yaklaşımla yeniden hayatımıza girerek fonlama kompozisyonunu domine etti. Ancak aslında tam da buradan aldığımız sinyalle karar öncesinde TCMB’nin en azından 150 baz puanlık bir artışa gitmesini oldukça muhtemel görüyorduk.

Bir parantez — Geleneksel Repo İhalesi -

Geleneksel repo ihalesi; TCMB’nin haftalık olarak açtığı repo ihalesinden önemli bir farklılık gösteriyor. Haftalık olarak politika faizinden açılan ihalede ihalenin faizi sabitken bankalar istediği miktarları belirterek “miktar ihalesine” girerler. Yani TCMB bankalara size %10,25’ten para verebilirim ne kadar istiyorsunuz diye sorar. Geleneksel repo ihalesinde ise merkez bankası faiz belirleme işini de piyasaya bırakır. Dolayısıyla hem “miktar” hem de “faiz” ihalesine girerler. Geleneksel repo ihalesinin kullanımının artmasıyla aslında tıpkı piyasada belirlenen tahvil ya da mevduat faizleri gibi maliyetleri takip açısından önemli bir gösterge elde ettik. Bu noktada son dönemde bankaların borçlanmak için bu kanaldan ödemeye gönüllü olduğu faiz miktarı faiz koridorunun üst sınırı olan GLP faizi seviyesine gelmişti.

Yani noldu da TCMB bu kararı aldı?

1. TCMB’nin belirlediği faizler piyasada işlevsizleşmiş faiz koridorunun üst sınırdan taşmalar başlamıştı.

2. Kurdaki baskı TCMB’nin tolere ettiği seviyelerin üzerine çıktı.

3. Bununla paralel enflasyon göstergelerindeki beklenti kötüleşti. Bu yılsonunu da çift haneli enflasyonla kapatacağımız büyük ölçüde netleşti.

4. Kredi büyümesindeki çok hızlı yükselişle ithalattaki artış istenilen seviyenin üzerine çıktı. Cari dengeden baskı yememek için frene basılması gerekiyordu.

Bu resmin neticesinde TCMB haftalık repo faizinde 200 baz puan artışa giderek politika faizini yeniden çift hanelere çıkardı. Genel resimde bu dört maddenin tamamı etkili. Ancak bardağı dolduran esas madde enflasyon göstergelerindeki bozulma; bardağı taşıran madde ise GLP sınırını zorlayan ve ihalede ortaya çıkan piyasa faizleri.

Faiz artırdı da noldu?

1. TCMB net bir şekilde enflasyon göstergelerindeki bozulmayı görüyorum ve aksiyon alıyorum mesajı verdi.

2. Net bir faiz artırımı yaparak “elimizdeki tüm politika araçlarını kullanacağız” söyleminin altını güçlendirdi.

3. Fonlama araçlarındaki sadeleşme söylemine ve ana fonlama aracına geri dönüldü.

4. Pozitif reel getiri net bir şekilde büyük resme dahil oldu.

5. Tüm bunların neticesinde de son dönemde hırpalanan Türk Lirası yeniden güç buldu.

Senkronize hareket?

Bu arada Merkez’in PPK toplantısının ardından bir hamle de BDDK’dan geldi. Bildiğiniz üzere bankaların yurt dışı ile olan swap limitleri neredeyse tamamen kurutulmuş; yabancıların TL alım veya satım yönlü TL bulması çok zor hale getirilmişti. Buradaki özkaynaklara bağlı limitlerde esnemeye gidildi ve kabaca %1 seviyesinden %10’a çıkarıldı. İşin özü yabancılara bir davetiye gönderildi ve bu faiz artışıyla yurt dışından likidite girişi hedeflendi. Ki Cuma günü öğleden önce finansal piyasalarda gördüğümüz harekette de bu kararım bir miktar olumlu etki yarattığını görebiliyoruz.

Ve bundan sonrası?

Özetle TCMB sürpriz bir hareket ve miktarla faiz artışına gitti. Piyasa bu sürprizi sevdi. TCMB ayrıca yeniden normal fonlama kompozisyonuna yakınsayacağım mesajını da verdi. Önümüzdeki süreçte fonlama içerisinde O/N, GLP ve geleneksel repo ihalelerinden vazgeçilmeyecektir. Hatta geleneksel repo ihalelerinin miktarı sınırlı olsa bile uzun vadeli kalıcı olması faydalı olacaktır. Ama önümüzdeki dönemde ana fonlama aracı yeniden haftalık repo olmasını bekliyorum. AOFM’deki artış ise ilk etapta 200 değil muhtemelen 50–100 baz puan arasında bir seviyede gerçekleşecektir.

BDDK’nın Merkez’in ritmine uyması da tabelaya +1 puan yazıyor. Jeopolitik gelişmeleri bir kenara bırakırsak; gelişmekte olan ülkeler için olası risk iştahının arttığı önümüzdeki dönemde trene atlama ihtimalimiz güçlendi. Bir sonraki hamle olarak aktif rasyosunun esnetilmesi ya da kaldırılması yeni çalmaya başlayan parçada ahengi artıracaktır.

Mustafa Berk Erdal